Salı, Aralık 24, 2013

Whishing you a merrry Christmas!



Her ne kadar bu yıl aileden ayrı tadı pek çıkmayacaksa da büyük gün geldi çattı işte! Bütün hazırlıkların, yorgunluk ve heyecanların sonu. Herkesin eski bayramları özlemle anımsaması klişesi yine devreye giriyor. Bayramlar zaten geleneksel olduğu için klişeleriyle güzel ne yapalım :) 

Aile büyükleri sabahtan mutfağa girerler, akşamki büüyüük sofranın hazırlığı yapılırken çocuklara düşen, neredeyse son bir haftadan beri ağacın altında duran hediye paketlerinin ne zaman açılacağını kara kara düşünmektir. Arada da anne ve babaya baskı dolu sorular sormaktır: Peki yemekten önce mi, yemekten sonra mı? Herkes geldikten sonra mı? Kilise'den önce mi sonra mı? Evin çocuğu için o gecenin tek kaygısı "Acaba Noel Baba'dan bu yıl istediklerimin hepsi gelmiş midir?" sorusudur.  Ben hep derim Noel çocuklara güzel diye. (hele gece herkesi evinde ağırlayacak olan anneciğimin o yorgunluğunu düşündükçe)

Ben çocukluğumda, ailenin en büyüğü babaanne (kendisi 1915 doğumlu :) bizle yaşadığı için Noel gecelerinde bütün akrabaların saygı gereği bizde toplandığı çok mutlu kalabalık bayramlar geçirdim. 
Geleneksel Noel kurabiyesi Finika(lar) yapılır (ballı ballı, cevizli hımm), kokinalar evi süsler, içi çikolata ve şekerlemelerle doldurulmuş olan, kardeşlerimle adımızın ilk harfinin her birinin üzerine işlenmiş olduğu geleneksel Noel çorapları asılır, ağaç hep beraber on gün öncesinden süslenir, en altına da mutlaka kreş (İsa'nın 24 Aralık gecesi mağaradaki doğumunun küçük heykellerle canlandırılması. Esas devasa kreş ise Kilise'nin içinde olur ve ayinden sonra başında toplanan kalabalık arasından bakmaya çalışırsın) kurulurdu. Tabi o zamanlar nerde öyle her yerde yılbaşı ağacı süsleri, sprey kar efektleri filan. Babam bunu unla hallederdi :) 

Sofra yavaş yavaş kurulurken en güzel giysilerimizi giyerdik. Babam teybe (evet teyp :)) geleneksel Noel şarkıları kasetleri koyardı. Ağacın yanıp sönen ışıkları fişe takılırdı. Teknoloji ilerleyince ışıklarımız da müzikli oldu :) Herkes yavaş yavaş toplanır, yemeğe başlanırdı. Her şey gece 12'de Kilise'ye yetişecek şekilde ilerlerdi. (İsa'nın  24 Aralık'ı 25'e bağlayan gece doğumunu temsilen Kilise'deki ayin tam 12'ye denk gelirdi.) İlerleyen saatlerde dedem Noel baba kılığında sırtında çuvalla kapımızı çalardı. (tabi biz torunlar 4-5 yaşlarında onun dedemiz olduğunu henüz çözememiştik, gerçi hediyeler açılmadan önce her zaman ortadan kaybolurdu ya, bunu aramızda konuşurduk acaba mı diye :)) 


Via whatchathinkaboutthat.tumblr.com


Noellerin son 10 yıldır İstanbul'da ailemden ayrı pek tadı çıkmamaya başladı. Yine de geleneksel birtakım şeyleri yerine getirmeye çalışmışımdır hep. Üniversite yıllarımda mutlaka vizelere denk gelirdi ve kalkıp İzmir'e gidemezdim. En son 2 yıl önce ailemin evinde yine büyük bir kutlama yapmıştık. Geçen yıl da onlar geldiler. Bu yıl ise büyük çaplı olmasa da kız kardeşim Patricia'yla kendimizce hazırlıklarımız var. Annecim finika bile yapıp göndermiş bize :)

Herkese mutlu Noeller ardından da iyi bir sene diliyorum!


via inspirationivitt.blogspot.nl

This post is about past Christmas days with my family. Now I live far away from my family but we try to carry on some traditional things with my sister Patricia. 

and how about you?

Is everybody ready for the big day?

is all presents wrapped and tagged?
food all shopped for?
tree & decs up?


MERRY CHRISTMAS TO ALL XXXX

Joyeux Noël à tous!

Buon Natale! God Jul!

Καλά Χριστούγεννα!